Seviyorum hepinizi düşündüğünüzden daha çok
Kırılganlıklarıma aldanmayın , değer verdiğimdendir hepsi
Ufak çıkışlara ise önem vermeyin bile , en sevdiğiniz deniz hafif çırpıntılı olan değil mi ?
Abarttığımı düşünebilirsiniz , bazı şeyleri abartarak anlatabileceğime inanıyorum
Doğrularım bana göre en kestirme olanlardır..
Yalanlarım ise sizi üzmemek için tohumlanan çekirdeklerimdir..
Aranızda sevmediklerim de var sevilmediklerimden daha az
Sevdiklerimi ise ben severim en çok..
Sinirleniyorum size çünkü kafamdaki siz bazen siz değilsiniz..
Hayal dünyamda yaşayabilmek için ise biraz büyüdüm..Bu beni sizden daha çok kırıyor çoğu zaman..
Baharatlı duygu halim anlaşılamaz olabilir sizler için..Aslında hayat rüzgarına hiç tepki koyamadan uçup gidiyor kendisi..
Uzakta duranlarınızı da gördüm , bu alakasız yazıyı okuyanlarınızı da..Bazen gerekenden çok boşladım sizleri , bazen nefes aldırmayacak kadar darladım..
Aslında hep sevdim sizleri..Bazılarınızı daha çok..
Kendimi de bir adım önde gördüm çoğu zaman ama hanginiz kendinizi beğenmediniz ki şu "Tıri Di" dünyada..
Fırtına olup kopardığım yapraklarım olmanızı istesem de bazen size vermem gereken değeri verdime inanın..
Bazen kuş tüyünden kaban giyilen güneşli günler gibi gözüksem de , aslında sıcacık bir temmuz akşamüstünden bir farkım olmadığını biliyorsunuz..
Seviyorum gerçekten
Seviyorum hepinizi düşündüğünüzden daha çok..
23 Nisan 2011 Cumartesi
21 Nisan 2011 Perşembe
Orada biri olduğunu bilmek
Değer vermek, değer verilmek önemlidir hayatta..Dereceleri de vardır tabi ki..Kimi az kimi çok, kimi eşsiz..Bazıları geçici bazıları daimidir...İyi anda hepsi önemsizdir baktığında..Kötü anda ise derdini anlat da şu sorunu bir alt edelim diye bekleyenler varsa etrafında işte şanslısındır..Değerini bilmelisin hak ettiği değeri de göstermelisin onlara..
Bazı insanlar her durumunda yanındadır yakınındadır ne kadar uzakta olursa olsun..Bilirsin , hissedersin onu..En çok da onlara kızarsın en ufak hatalarında..Çünkü o kadar değer verirsin ki o daimi kişiye, kafanda mükemmel bir profil yaratmışsındır; o hata yapamaz ! Sen ne kadar ona hata yapsan da.. ;)
Samimiyet mühim tabi hem de çok..Lafta yakınlıklar da çok yanıltıcı , bazen hakettiğinden çok daha önemsiz..Bunları birbirine karıştırmamak asıl değerlileri ayrı tutabilmek büyük maharet..
En kızgın anında telefonu açtığında bir şey diyemiyorsan, bir garip hissedip n'aber çıkıyorsa ağzından önemli biridir o..Telefonun başında buzlu bir konuşma, sonuna geldiğinde sıcacık bir Türk Kahvesi kıvamına geliyorsa işte o daimidir..Onu yada onları kaybetmemek gerekir..
Neyse ki böyle birileri var etrafımda..Çok şükür.
İyi ya oralarda biri olduğunu bilmek..Seviyoruz kendilerini :)
9 Ocak 2011 Pazar
Mutluluk bir puzzle !
Mutluluk ; tanımlanması çok zor , yaşaması çok kolay..Hisler imparatorluğunda tahtta oturuyor kendisi..Herşeyin amacı o tahta ulaşmak dolayısıyla..Peki sırrı ne ? Ne yapmak gerekiyor ki mutlu olabilmek için , ne yapıldı ; sonucu ne oldu ? Uğrunda gidilen bir yolun sonundaki gibi gözüksede mutluluk , aslında gidilen yolun ta kendisi..Yeterki yolda olmaktan keyif alalım..
Tek bir parça halinde düşünülse de , sonucu tek bir şeye bağlansa da çoğu zaman ; mutluluğa ulaştıracak birçok güzellik gözümüzden çabukça kaçabiliyor..Çünkü kafamıza koyduk ya bir kere o olursa ya da bu olursa mutlu olacağız..Başka yolu yok mutluluğun sakın ha !
Değil ki tek parça bir olgu mutluluk , hayatın her köşesine paramparça edilmiş bir puzzle adeta..Parçalar hiç beklenmedik yerlerde ; bazen otobüs durağında , bazen tuvalette karşılaştığınız bir kişiyle edeceğiniz sohbette bazen hiç tanımadığnız biriyle göz göze gelmenizde..Ama heryerde..
Puzzle'ın oluşmuş haline o kadar takılmışız ki , tek bir parça eklemek hiçbir şekilde tatmin etmiyor bizi..Hazır yapılmış bir tanesini bize verseler baş ucumuza nasıl da koyarız ! Aslında her parçada mutluluğa biraz daha ulaşıyoruz..Bugün belki bir parça ekleriz , yarın iki..Diğer gün geliştiremesek te puzzle'ı zaten sahip olduğumuz bir şeyin farkında olmalıyız..Umutsuzluk yersiz..Bütün parçalar bize bir yerlerde sunulmuş..Şu ana kadar toplamışız toplayabildiğimizi , bunlar mutlu olmak için yetmeli bence..Daha da büyüyecek bu puzzle..Çünkü mutluluk puzzle'ı 500 ya da 1000 parçalık bir şey değil..Sınırsız..
Mutluluğu çok uzaklarda aramayı bırakmak gerekmiyor mu artık ? Görmek istediğimizde her yanımızda mutlu edecek bir şey oluyor hayatta..Bir arkadaşımızla bir şeyler paylaşabilmek , birilerine değer verdiğini hissettirebilmek..Mutlu etmek bile mutlu ediyor insanı..Kendimizin değil de karşımızdakinin mutluluğunu düşünmek , bizi de mutlu ediyor bir süre sonra..Hayatta huzurun özü sevebilme yeteneğinden geliyor..
Mutluluk bir nehir de gibi aynı zamanda..Eğer kötü tarafından bakarsak her zaman uzaklaşıyor bizden kızgınca..Ya iyi tarafından..Hızlı hızlı geliyor bize doğru sadece bize..Ama her zaman yanımızdan geçiyor ve çok yakınımızdan :)
Artık mutluluğu çevremizdekilerle paylaşınca hissettiğimizi öğrenmemiz lazım..
Hayatta her zaman biraz daha mutlu olun , nehir size doğru aksın hep..Bir sürü parça bulmanız dileğiyle..Sonuçta o puzzle hepimizin :) Beraber yapacağız..Sonsuza dek..
Tek bir parça halinde düşünülse de , sonucu tek bir şeye bağlansa da çoğu zaman ; mutluluğa ulaştıracak birçok güzellik gözümüzden çabukça kaçabiliyor..Çünkü kafamıza koyduk ya bir kere o olursa ya da bu olursa mutlu olacağız..Başka yolu yok mutluluğun sakın ha !
Değil ki tek parça bir olgu mutluluk , hayatın her köşesine paramparça edilmiş bir puzzle adeta..Parçalar hiç beklenmedik yerlerde ; bazen otobüs durağında , bazen tuvalette karşılaştığınız bir kişiyle edeceğiniz sohbette bazen hiç tanımadığnız biriyle göz göze gelmenizde..Ama heryerde..
Puzzle'ın oluşmuş haline o kadar takılmışız ki , tek bir parça eklemek hiçbir şekilde tatmin etmiyor bizi..Hazır yapılmış bir tanesini bize verseler baş ucumuza nasıl da koyarız ! Aslında her parçada mutluluğa biraz daha ulaşıyoruz..Bugün belki bir parça ekleriz , yarın iki..Diğer gün geliştiremesek te puzzle'ı zaten sahip olduğumuz bir şeyin farkında olmalıyız..Umutsuzluk yersiz..Bütün parçalar bize bir yerlerde sunulmuş..Şu ana kadar toplamışız toplayabildiğimizi , bunlar mutlu olmak için yetmeli bence..Daha da büyüyecek bu puzzle..Çünkü mutluluk puzzle'ı 500 ya da 1000 parçalık bir şey değil..Sınırsız..
Mutluluğu çok uzaklarda aramayı bırakmak gerekmiyor mu artık ? Görmek istediğimizde her yanımızda mutlu edecek bir şey oluyor hayatta..Bir arkadaşımızla bir şeyler paylaşabilmek , birilerine değer verdiğini hissettirebilmek..Mutlu etmek bile mutlu ediyor insanı..Kendimizin değil de karşımızdakinin mutluluğunu düşünmek , bizi de mutlu ediyor bir süre sonra..Hayatta huzurun özü sevebilme yeteneğinden geliyor..
Mutluluk bir nehir de gibi aynı zamanda..Eğer kötü tarafından bakarsak her zaman uzaklaşıyor bizden kızgınca..Ya iyi tarafından..Hızlı hızlı geliyor bize doğru sadece bize..Ama her zaman yanımızdan geçiyor ve çok yakınımızdan :)
Artık mutluluğu çevremizdekilerle paylaşınca hissettiğimizi öğrenmemiz lazım..
Hayatta her zaman biraz daha mutlu olun , nehir size doğru aksın hep..Bir sürü parça bulmanız dileğiyle..Sonuçta o puzzle hepimizin :) Beraber yapacağız..Sonsuza dek..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)