29 Kasım 2012 Perşembe

Ufak tefek

Birsürü , hepsi birbirinden değişik ve inatçı, arka arkaya gelmekten bıkmayan, sorun veya kötü diye adlandırılabilecek şeylerin aslında o kadar da önemli olmadığını bırak; çok önemsiz olduğunu düşündüğün an
, derin ve arkası da kuvvetli bir rüzgarın yüzüne çarpması , saçlarının uçuşması ve serinlik..

İnce bir melodi, tok bir ses.Kapı tıklaması.Kapıyı açmak oldukça zor.Uzun zamandır açılmadı o kapı.Arkasında biriken toz ve kiri boşversen bile kimin olduğunu , olabileceğini tahmin etmek bile ürkütücü geliyor ilk başta.Rüzgar tıklamış olamaz ya. Ya da ufak tefek sorun dediğimiz şeylerden biri yine.Belki sorun diye tabir ediyoruz ama kapımızı başka tıklayan olmadığına şükretmeliyiz..

Yazılar , dökülen kelimeler de eskiden su gibiydi ; beton kadar duyarsız ve katı şu sıralar..Hangi ara kelimeler bana küstü ? Ne zaman aramız açıldı eski dostlarla ? Kelimeler ve ince bir melodinin arkasına gizlenmiş, tok bir ses söylüyor şarkıyı..

Ufak tefek birsürü şey sararken başımızı..

Biz onlardan kurtulmayı gaye edinmişken kendimize , çarpan rüzgar..

Saçların uçuşması ve serinlik..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder