17 Ağustos 2013 Cumartesi

Boşluk

Boşluktayım. Boşluktayız, hem de hiçbir zaman doldurulamayacak bir boşluk bu. En tanıdık olduğun sese kulaklarının tıkanması, en alışkın olduğun görüntünün göze görünememesi bu sefer. En sıcak şeyin elini buz kesmesi bu seferki. Gerçteken başka bir boşluk oldu bu, bir kere olacak bir boşluk, en büyük olan belki..

Tek fotoğrafınla dolsa da gözler, boşluk dolmuyor inatla. Kalpler dolsa da heyecanla, umut doldurmuyor bu sefer.. Hep bir eksiklik.. "Eksi" işaretini öğrenmiştik ilkokulda, hani şu çıkarma işleminde kullanılan.. Ne gerek vardı oysa ki çıkarmaya, herşey toplanarak gitseydi ya.. En azından güzellikler çıkarılmasaydı.. Matematik kuralları yanlış mı koydu acaba?

Sen anca toplama yapabilirdin, her zamanki sevgi ışığınla..Topladın tüm sevenlerini etrafımıza..İyi de topladın.. Fakat seni bizden çıkarman hiç mi hiç yakışmadı, gerek de yoktu bana sorarsan.. Sen bilirsin, sen iyisini düşünmüşsündür herkes için.. Reissin sonuçta, aile reisi..

Bıraktın gittin açarak koca boşluğu hayatımıza..Biz ise her zaman en çok güvenip de ayaklarımızı bastığımız zemini kaybetmenin hüznünde yuvarlandık bu boşluğa..Bu farklı oldu ama; ne uyandıran rüyalara, ne de sıradan bir boşlukta olmaya benzedi bu.

İlk kez bir boşlukta düşmeden duruyorum asılı, ne sağa ne sola..Ne aşağı ne yukarı..Asılı kaldım adeta koca bir boşlukta..Düşemeden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder